7 Aralık
7 Aralık 1979 tarihinde sabah okula giderken çapraz ateşe tutulan İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi/Sosyoloji Enstitüsü Başkanı Prof.Dr.Cavit Orhan Tütengil (58) hayatını kaybetti.
Tütengil cinayetiyle ilgili olarak gözaltına alınıp mahkemeye çıkarılan ÜGD (Ülkücü Gençlik Derneği) İstanbul Şube Başkanı Recep Öztürk serbest bırakıldı. Tekrar ifadesine başvurulması için 1980’de arama kaydı çıkarıldı, yakalan(a)madı, Haziran 1981’de Almanya’ya kaçtı, iş kurdu.
Cenazeye katılmak için gelip asker barikatını aşamayan ve Teşvikiye’de bekleyen binlerce kişi yapılan uyarılara uyarak Taksim’e doğru çekilirken asker ateş açtı; kurşunla ve panikte ezilerek 12 kişi yaralandı, 58 kişi gözaltına alındı.
Cavit Orhan Tütengil Kimdir?
Prof. Dr. Cavit Orhan Tütengil, 1921’de Tarsus’un Sebil köyünde dünyaya geldi. Babası Kıbrıslı öğretmen Ali Rauf Bey, annesi Tarsuslu Meryem Hanım’dır. Dördü erkek, biri kız 5 çocuğun en büyüğüdür. İlkokula Ulaş köyünde başlamış, ortaokulu Tarsus’ta bitirmiştir.
Haydarpaşa Lisesi’nin ardından, Yüksek Öğretmen Okulu Felsefe Bölümü’nde ve İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde öğrenim gördü. Antalya ve Diyarbakır liselerinde, Lüleburgaz Kepirtepe ve Antalya Aksu Köy Enstitülerinde öğretmenlik yaptı. 1952’de meslektaşı Şükriye Urubay ile evlendi.
1953 yılında asistan olarak başladığı akademik kariyerinde, 1960’ta doçent, 1970’de profesör oldu. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi ile Gazetecilik Enstitüsü’nde dersler verdi. Çok sayıda makale, kitap yayımladı, araştırmalar yaptı.
Mezartaşında bir yazısından şu alıntı yer alıyor: “Dünyamızı güzelleştirmeye bakalım. Can dostların ölümünden sonra yaşamanın bedeli, dünyamızı güzelleştirme doğrultusundaki çabalardadır”.
Cavit Orhan Tütengil’in aydın konusundaki, şu sözleri de, bize bugün yapmamız gerekenleri ve duruşları hatırlatır gibidir:
“Aydın olma konusu üzerinde durulmalıdır.
Hiçbir diploma aydın olmanın belgesi değildir.
Aydın olmak
bir dünya görüşü olmak,
bir yarın umudu taşımak
ve idealleri olmak,
kişisel çıkarlarını bir yana bırakarak
yurt sorunlarını kendine dert edinmek,
onlara çözüm yolları aramak
özelliklerini gerekli kılmadadır”.


