AKP yandaş medyası ve sarayın dalkavukları , rejimin ihtiyaç duyduğu yalanlarına kesintisiz bir şekilde devam ediyor. Düzen muhalefeti de tüm bu yalanlara ortak oluyor. Söylenen yalanlar bir yandan AKP rejiminin “başarı hikayesi'' olarak betimlediği yalanları yutturmak ve rejime meşruluk kazandırmak bir yandan da emekçileri işyerlerinde “çarkları döndürmeye” yöneltmek için böyle bir yalana ihtiyaç duyuyor.
İşte o yalanlar:
1- Ekonomimiz çok iyi. Esnafın, çiftçinin ve tüm üreticinin sorunlarını çözdük. Fabrikalarımız çalışıyor, ülke üretiyor, işçiler de memnun işverenler de. Ülkede işsizlik yok , yoksulluk hiç yok, hani nerede o işsizler? Hepsi iş beğenmiyor, çalışmak istemiyorlar.
AKP hiçbir zaman bu yalanı söylemekten çekinmedi. Memlekette emekçiler açlıktan kol geziyor. Asgari ücret, açlık sınırının altında. Ay sonunu getiremeyen, kirayı ve faturayı nasıl ödeyeceğini düşünen miyonlar var. Memleketteki işşiz ordusunun gözünün içine bakarak memlektte işşizlik yok diyorlar. İşşizliği kadınların yarattığını onların 'evinin hanımı olması gerektiğini söylüyorlar. AKP kadın düşmalığı ile kadınları evlerin içine hapsetmek istiyor.
2- Enflasyon dış mihrakların oyunu. Döviz kurları geçici dalgalanmalar yaşıyor, bütün dünya öyle, kaldı ki bizi çekemeyen düşmanların kurduğu tezgâhlar var.
Böyle bir tezgah AKP'yi yıkmak için değil emekçileri öğütmek için var. Patrolanların tüm borçlarını emekçiye yıkıyorlar. Emekçi günlük yaşamdaki temel yiyecek ihtiyaçları olan ekmek, çay, peynir ve zeytini almakta zorlanırken et ve tavuğun girdiği ev sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor.
3- Ülkede herhangi bir baskı yok. Zaten ülkede baskı ve diktatörlük olsa sokaklarda rahatca gezebilir miyiz? Hapishanelerdeki gazetecilerin hepsi vatan haini. Baroları özgürleştirdik, sosyal medya alanlarını milletimiz adına denetim altına alıp, insanlarımızın söz söyleme haklarını koruduk. Adalet sisteminde bir sorun yok, tam takır işliyor. Düşünce açıklamanın suç olduğunu söyleyenler teröristlerdir.
İçerde yüzlerce gazeteci haksız yere yatıyor. Baskı yok diyorlar. Neredeyse memlekette uçan kuşun her hareketini bile izliyorlar. İşten çıkarılıp patrona isyan eden işçilere joplarla saldırıyorlar. Hakkını arayan avukatlara biber gazı ile cevap veriyorlar. Sosysl medyada ikitdara karşı bir cümle yazan anında içeri tıkılyor.
4-Doğa katliamları dedikleri bir avuç hainin uydurmasından ibarettir, hani nerede ne katledilmiş göstersinler de görelim, biz yeşil dostu bir partiyiz.
Karadeniz'de imar aça aça yayla bırakmadılar. Bütün yaylaları Araplara peşkeş çektiler. Derelere Hes'ler yaptılar. Ufak bir yağmur sele neden oluyor. Her boş gördüğü alana bina diken zihniyet emekçilere yaşam alanı bırakmıyor.
5-Suriye ve Irak’ta olduğu gibi Doğu Akdeniz ve Libya’da bayrağımız dalgalandıkça bunlar kuduruyor. Suriye'ye, Libya'ya girmemizi istemeyenler vatan hainleridir.
AKP ne zaman iç politikada dara düşse soluğu komşu ülkelerin topraklarında buluyor. Ortadoğu'da işgale ortak olmadığı ülke kalmadı. İçerdeki milliyetçilerin gazını almak için vatan-millet-sakarya edebiyatı yapılıyor. Emekçiler uyanmasın diye inançları üzerinden onları sömürüyorlar. Kendilerinin çocukaları jakuzilerde yatlarda eğlenirken emekçi çocukları ölüme gönderiyorlar. Asker cenazeleri hep açlıktan kırılan fakir evlerine düşüyor. Hiç görmezsiniz villada oturan, BMW'ye, Audi'ye binenlerin evine asker cenazesi geldiğini. Düzen muhalefeti de üstelik bunlara çanak tutuyor. Hepsi savaş suçu işliyor.
6- Ülkede kadın cinayeti yok. Her ölen kadın bizim kadına yönelik şiddetteki kadın cinayeti değildir. . Kadın cinayetleri ve çocuk tecavüzleri dinden imandan çıkmış ahlaksızların, yerli ve milli olmayanların yaygarasıdır.
AKP, ağzı salyalı itleri olmadığı sürece iktidarında rahat oturamaz. İki taraf da birbirine muhtaçtır. AKP bunun için katilleri, tecavüzcüleri, sapıkları koruyor. Nerede bir sapık, katil varsa ya kendileri ya da yanlarında besledikleri. Ülkenin bakanı kadın cinayetlerini düşük göstermek için tecavüze uğrayıp intihar eden kadınları, kadın cinayeti olarak görmüyor.